Denizli'nin Tarihçesi
Denizli şehri, ilk defa
bugünkü şehrin 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur. Bu şehir
M.O.( 261 - 245 ) yılları arasında, Suriye Kralı II. Antiyokustheos tarafından
kurulmuş ve karısının adına izafeten LAODICIA denilmiştir. Türkler Denizli
havalisini zaptettikten sonra, şehrin suyunun bol bulunduğu bugünkü Kaleiçi
mevkiine naklettirmişlerdir.
Denizli adına, tarihi kaynaklarda başka
başka isimler olarak rastlamaktayız. Selçuklu kayıtları ve Denizli mahkemesi
serciye sicilleri (Ladik) ismini vermektedir. Ibni Batuta'nın seyahatnamesi
(Tunguzlu) denilmektedir. Mesalikullebsar'da da (Tunguzlu) olarak
kaydedilmiştir.
Timurlenk'in zafer namesini yazan, Ser afettin Zemdi
(Tenguzlug) ve (Tonguzlug) gibi iki isimden bahsetmektedir. Tensiz kelimesi eski
Türkçe'de Deniz demektir. Tunguzlu ise bugünkü imlasıyla Denizli demektir.
Netice olarak Denizli adi, Tunguzlu ve Tunguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan
agıza, Denizli kelimesi haline gelmesinden bugünkü seklini almıştır.
İlk Fetihler
Denizli ve havalisinde Türkler ilk defa 1070 yılında görüldüler. Afşin Bey bütün Anadolu'yu kastettikten sonra Laodikya'yı yağma ederek, Honaz'ı zaptetmiştir. 1071 yılından sonra Denizli ve çevresi Kutalmışoğlu Süleyman Şah'in mahiyetindeki beyler tarafından fethedilmiştir.
1097 yılında Bizans İmparatoru Aleksis Komnenos, Yuannis Dukas'ı
Batı Anadolu'nun fethi için görevlendirdikten sonra bu yöre
Bizanslılar'ın eline geçti. Bu sırada Türk kuvvetleri Orta Anadolu'da
bulunuyordu. Bizanslıların elinde kısa bir süre kalan bu güzel beldemiz
1102 yılında yeniden Kılıçarslan tarafından zapt edilmiştir. Bu tarihten sonra Türk kuvvetleri Alp Arslan'ın komutasında Bizans topraklarına sürekli akınlar yapıyordu. 1119
yılında Bizanslılar, büyük bir ordu ile Denizli ve havalisine
saldırdılar. Az sayıda Türk kuvvetlerine sahip olan Alplara bu yöreyi
terketmek zorunda kalmıştır. Ertesi yıl tekrar gelen Bizanslılar Uluborlu taraflarına kadar istila ettiler. 1147
yılında II.Haçlı Ordusu Fransız Kralı VII.Lui'nin komutasında, Ege
Bölgesi'nden güneye doğru hareket ederek, Denizli civarını işgal
etmiştir. Buradan Antalya istikametine hareket eden Haçlı Ordusu'nun oncu birlikleri Acıpayam Ovası'nı geçtikten sonra, ordusunun ağırlıkları ve artçı birlikleri ayni yolu takip ederek, Kazıkbeli'nden geçmek için hareket etmişlerdi. Fakat orada yapılan çetin gerilla savaşlarında Haçlı Ordusu çok büyük kayıp vermiştir.
1177 yılında Bizans İmparatoru Manuel Komnenos, Selçuklu topraklarına yeni bir sefer düzenleyerek Laodikya ve civarını yağma ederek İstanbul'a donmuştur. Ertesi yıl Türkler Laodikya'ya gelerek şehri zaptetmislerdir. Manuel Komnenos 1176
yılında büyük bir ordu ile Laodikya ve Honaz civarını geri almışsa da
Selçuklular'la yaptığı savaşta yenilmiştir. II.Kılıçarslan bundan sonra
sınırlarını genişleterek Bizans topraklarına akınlar düzenlemiştir. Atabey komutasında yapılan bu akınlardan Selçuklular büyük ganimetler elde ediyordu. Bizanslılar Atabey komutasındaki bu orduyu Sarayköy yakınlarında pusu kurarak mağlup ettiler. Bu savaşta Atabey şehit oldu.
Bu tarihlerden yavaş yavaş sonra Denizli ilinin doğu kısımlarına
Türkler yerleşmeye başladı. Böylece Türk akıncıları, Küçük Menderes
Vadisi'ne kadar ilerleme fırsatını bulmuşlardır. 1190 yılında II.Haçlı Ordusu Laodikya'ya gelmiştir. Haçlı Ordusu Komutanı Frederik Barbaros,
Bizanslılar tarafından sevinçle karşılanmıştır. Buraya yerleşmiş olan
Türk boyları, çadırlarını bırakarak dağlara çekilmişler ve devamlı
Haçlı ordusuna düzenlemişlerdir. Denizli ve havalisi takriben 13. asrın
ilk yıllarında Gıyasettin Keyhüsrev
tarafından 4 defa fethedilmiştir. Diğer bir rivayete göre Laodikyalılar
tarafından bir Türk kervanının soyulması üzerine, Selçuklu beylerinden
Mehmet ve Servet beylerin komutasında bir Selçuklu Ordusu Laodikya
Ordusu'nu yenmiş ve haraç olarak bu bölgeyi antlaşma ile almıştır.
Diğer bir rivayet ise şudur: 12.yüzyıl sonlarında Bizanslıların Burdur'a
kadar ilerlemeleri üzerine Konya Sultanı Osman ve Hüsamettin beyleri bu
bölgeye göndermiştir. Osman Bey, Acıpayam Ovası'nı, Hüsamettin Bey de Çal
taraflarını zaptetmişlerdir. Denizli ve havalisinin Selçuklulara bağlı
bir beylik halinde teşekkülü Selçuklu kükümdarı Kiyasettin Keyhusrev
zamanında, 1207 yılında olmuştur. 1209 yılında İznik'i başkent yapan Teodor Laskaris
ile Selçuklular'ın arası açılmıştır. Kiyasettin Keyhusrev, Laskaris'e
Aleksios'us tahtına iadesini isteyince, İznik Devleti ile Selçuklular,
Denizli'nin batısında Alaşehir
ile Antiokya arasında savaşa tutuştular. İlk seferde savası kazanan
Türkler yağmaya dalınca hücuma gecen Rum askerleri Kıyasettin
Keyhüsrev'i şehit ettiler. Böylece savasın sonunda galip gelen
Bizanslılar, Bati Anadolu'ya bir sure sahip oldular. Selçuklular ile
Bizanslılar arasında Denizli ve yöresi sinir olarak kaldı. Bugünkü
Denizli şehri bu sıralarda kurulmaya başlamıştır.
İlk olarak Denizli Kalesi
Abdullah oğlu Karasundur tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca bu devrede
birçok camii, han ve çeşme de inşa edilmiştir. 13.yüzyıl baslarında
Denizli ve havalisi yeni göçlerle "Uç Bölgesi" olarak önceden
gelenlerle birlikte yoğun bir Türk Topluluğu meydana getirdiler.
Buradaki Türkmenler Rum diyarını fetheden Türk soyundan çokluk bir
kavimdir. Bunlar muhtemelen Menderes Nehrinden deniz kıyısına kadar
olan yerlerdeki yasayanları yağma ederek çocuklarını Müslümanlar
arasında satmayı adet edinmişlerdi. Bu sırada Topurlu - Toguzlıdağı
eteklerinde 200 bin Müslüman çadırı bulunduğu söylenir. Bu Türkmenler
uç bolgesinde kona göce yasarlar ve bati sınırlarını muhafaza ederlerdi.
1257 yılında Denizli'ye gelen Bizans garnizonu, şehirdeki Türklerin çoğunluğu karsısında uzun sure kalamadı. Böylece 1259
yılında Denizli tekrar Türkmenlerin eline geçmiş oldu. Bu tarihlerde
Denizli etrafında kümelenen Türkmenler, Hulagu Han'a müracaat ederek bu
bölge için kumandan istediler. Bu konuda ilhanlı Hükümdarı Hulagu de
bir ferman çıkararak Kulsak isimli bir zati bu bölgeye göndermiştir.
Bölgenin merkezi "Asi Karaağaç" diye bilinen Acıpayam yöresidir.
Bu Türkmenlerin manevi Türk Lideri "Yatağanbaba " olması
muhtemeldir. 1261 yılında bu yöredeki Türkmenler, Selçuklular'a bas
kaldırınca Selçuklu Sultani Ruknettin ile Moğollar anlaşarak
Türkmenleri mağlup ettiler. Bu sırada birçok Türkmen Bizans sınırını
geçerek yerleşmişlerdir. Konya'daki "Cimri İsyanı'nın" bastırılmasından
sonra II.Kiyasettin Keyhusrev kendisine yardim etmeyen Karaağaç Bölgesi
Komutanı Ali Bey'i oldurtmuştur. Bundan sonra Denizli
germiyanogulları'nın eline geçer. Bir sure sonra Konya'ya karsı hareket
yapılınca Denizli havalisindeki Türkmenler Karaman, Eşref ve Menteşe
Türkmenleriyle birlikte isyan çıkardılar. Bunun üzerine ilhanlı Sultani
Keyhaku 31 Ağustos 1291 de Türklerin üzerine yürüdü. Böylece İlhanlı hakimiyeti bu bölgede başlamış oldu.
Bu tarihlerde Germiyanlılar, Alsıroglu'nun kumandasında bugünkü
Buldan olan Tripolisi zaptettiler(1306). Böylece Denizli'nin
Türkleştirilmesi tamamlanmış oldu. 14.yüzyılın ilk yıllarında Denizli
arazisinin düzlük kısımlarına İnançoğulları yerleşmişti. Kuzey
doğusunda Germi yan Beyliği bulunuyordu. Sucaeddin Bey bir ara istiklal
için hareket edince öteden beri Anadolu'da kuvvetli bir birliğin
kurulmasını istemeyen İlhanlı Hükümdarı Timur tas 1327 yılında
Denizli'ye geldi.Suca ettin Bey ona itaat etti. Denizli 1366'da bir
deprem ile harap olduğu sırada şehir Germiyan hakimiyetine geçmiştir.
1391 yılında Yıldırım Bayezit, Denizli topraklarını Osmanlı topraklarına katmıştır. 1402 yılında Timur, Ankara Savaşı'nı kazandıktan sonra Denizli'ye gelmiş, burada bir sure kaldıktan sonra İzmir yöresini fethe gitmiş. 1403
yılının ilk aylarında tekrar Denizli'ye dönerek çadır kurmuştur. Timur
bu bölgeyi Germiyanlılara bırakarak ayrılmıştır. 1411 yılında bir ara
bu bölge Karamanogulları'nın eline geçmişse de 1429 yılında tekrar Osmanlılar'a bağlanmıştır.
Türkmen beylikleri
14. yüzyılın ilk yarısında Türkmenler parçalanmış bir halde
bulunuyorlardı. Tokça köyündede türkmenler beylikleri kalmışdır ve
halen torunları var. Türkmenler´den şaban dede türbeside(1074) Tokça
köyünde bulunmaktadır.
Tokça köyüne türkmenler,imanoğulları,avsarlar, ve horzum beylikleri
yerleşmiş. Tokça köyü Çivrilden çok daha önçe kurulmuşdur.Pamukkale
Üniversitesinin, 2000 yılındaki araştırmaları sonucunda tokca köyünün
1531 yıllarında kütahya beyligine baglı oldugu belirlenmiş ve o zamana
ait haritası bulunmuştur.haritayı o dönemde icine alan cevre
köylerinden bazıları isıklı kasabasının oldugu yer ŞEHLU karayahşilerin
oldugu bölge AHMETLİ ve yine cevrede bulunan YAMANLAR GÖKÇEK
bulunmaktadır ve aynı zamanda şu andaki baklan ovasının cok büyük bir
bölümünün bataklık oldugu (istiklal şavaşındada tokcaya bataklık
yüzünden yunan askerinin gecemedigi rivayet edilir)ve şu anda halen
tokca köyünde su sarnıclarının oldugu görülmektedir bu sarnıclarla
yavuscada ve daha ilerisinde ismine şu anda ulaşamadıgımız demiryoluna
kadar uzanmaktadır bazı bölümlerinin de mezar üstü mevkisinde
bulunmaktadır.
Germiyanoğulları Beyliği
Honaz'dan Buldan taraflarına kadar uzanan bir alanda kurulmuştur.
Hamitoğulları Beyliği
Yören dağı-Bozdoğan'ın doğusundaki saha Karaağaç mıntıkasına sahiptir.
Tavas Beyliği
Babadağ'ın güneyindeki araziyi, şimdiki Tavas ve Kale ilçelerinin
sahalarını kaplamaktadır. Denizli şehri Osmanlıların hakimiyetine
girdikten sonra, yaşantısına sakin bir şekilde devam etmiştir. 1702 -
1703 yıllarında vuku bulunan depremlerde 12.000 kişi olmuş, o zamanki
Kale civarında bulunan şehir oturulamayacak hale gelmiştir. Bundan
sonra şehir daha yukarıya, şimdiki merkezine doğru çekilmiştir.
===Ladik Beyliği (İnanoğulları)=== 1261-1368 Laodikya şehrinin
sürekli harpler depremlerle yıkılması üzerine halk Laodikya'nın bağ ve
bahçelerinin bulunduğu, bugünkü Denizli'ye gelip yerleşmişlerdir.
Türkler Laodikya adini kısaltarak Ladik arasında Ladik'te eser bırakmış
olan Seyfettin Karasungur'dur. 30 yıllık valilik ve komutanlığı
sırasında Denizli Kalesi'ni, Akhan Kervansaray'ını, birçok çeşme,
camii, han ve hamamlar yaptırmıştır. Karasungur'un San Kuvvetlerine
esir düşmesi üzerine yerine Ladik ve Honaz emimi olarak Sahip
Ataoğulları'ndan Tabettin Hasan Nasreddin Ali gönderilmiş. Bunların da
Cimri İsyanı'nda öldürülmeleri üzerine Ladik emirliğine Ali Bey
gönderilmiştir. Böylece Sahip Ataogullarının 1277 tarihine kadar Ladik
ve Honaz emirliğinde kaldıkları anlaşılmaktadır. Sahip Ataoğulları’ndan
Ladik Germiyanogulları'na geçmiştir. Fakat halkın Germiyanogulları'ndan
Ali Bey'i, Giyaseddin II.Keyhusrev'e şikayeti üzerine Ladik tekrar
sahip Ataogulları'na geçmiştir.
Sahip Ata'nın vezirlikten azledilmesi üzerine(1288) Germiyanogulları
Ladik'i tekrar ele geçirmiştir. Ali Sirkin kızının oğlu Bedrettin
Murad'ı Ladik emirliğine tayin etmiştir. Mollaya sinirlenen Selçuklu
Sultani Ladik'e kuvvetli bir ordu göndermiş ve burası tekrar geri
alınmıştır. BU tarihten sonra Sucaettin İnanç Ladik'te 50 yıla yakın
beylik yapmış ve adaletli ve iyi idaresi sayesinde halk tarafından
sevilmiştir.
Ölümünden sonra yerine gecen oğlu Murat Aslan Bey de memleketi iyi
idare etmiş, zamanında Türkçe fatiha tefsiri yazılmış, 3 çeşit para
basılmıştır. Bu paraların biri üzerinde Murat Bey'in adi geçmektedir.
Ibni Batıda Murat bey;i Denizli'ye gelişinde bugünkü Devlet
Hastanesi'nin bulunduğu tepedeki sarayında ziyaret etmiştir.
Seyahatnamesinde bundan bahsetmektedir. Murat Bey'in iktidara geçiş ve
ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor. Hatta Murat Bey'in mezarına
bile rastlanmamıştır. Fakat Hastane yakınındaki Murat dede mezarı, halk
tarafından Murat Bey'e addedilmekte ve ziyaret edilmektedir. Buğun
Denizli'de Murat Dede adıyla bir mahalle bulunduğundan, bazı kaynaklara
göre bu mezar Ladik Beyliği ile ilgi derecesi tespit edilemeyen ve
Hisar Savası'nda ölen Murat Bey'e aittir.
Murat Aslan Bey'den sonra oğlu Issak Bey yerine geçmiş kendi adına
para bastırmış fakat 1402'de Timur Anadolu'yu istila edince Denizli'nin
idaresi Germiyanoglu Y akıp Bey'e geri verilmiştir. Ankara Savası'ndan
sonra bütün Anadolu'yu ele geçiren Timur, bir müddet sonra Kütahya ve
Altıntaş'tan geçip, Ladik'e gelmiş mevsimin sonbahar olması sebebiyle
karargahını Denizli'de kurarak askerlerini kışlaklara göndermiştir.
O vakitler Tonguzlu denen Denizli'de askerlerin hastalanması
sebebiyle, Timur karargahını havası ve suyu daha iyi olan Karcı ve
Hisar Koyu sırtlarına çekmiş, Menteşeoglu Mehmet Bey ile İsfendiyer Bey
Timur'u burada ziyaret ederek ona 1000 at hediye etmişlerdir. Timur bir
sure Denizli'de kaldıktan sonra, Serinhisar yoluyla Denizli'den
ayrılmıştır. Timur'un Denizli'deki kalış günlerinde Germiyanoglu Yakup
Bey kendisini ziyaret etmiş, Kütahya ve Denizli'nin idaresini üzerine
almak için onu ikna etmiştir.
Ladik'in Osmanlılar'a geçişi
Ladik Germiyanoglu Süleyman Şah idaresinde iken, Osmanlı Devleti
günden güne kuvvetlenip sınırlarını genişletiyorlardı. Süleyman Sah
ergen Osmanlılar tarafından gelecek tehlikeyi sezerek, kendini emniyete
almak için kızı Devlet hatunu, I.Murat'ın oğlu Şehzade Beyazıt'a
vererek akrabalık kurmuştu (1381).
Kızına çeyiz olarak verdiği yerler arasında Ladik de vardı. Beyazıt
Han Denizli'de hamam ve bahçe satın almıştır. Ladik Ankara Savası'na
kadar (1402) Osmanlılar'da kalmış, savaştan sonra Germiyanogullarının
yeniden hakimiyetine giren Ladik, nihayet yerine geçecek kimsesi
bulunmayan Germiyan Hükümdarı Yakup tarafından, II.Murat'a bir
vasiyetname ve bütün Germeyen ülkesiyle birlikte verilmiştir (1428).
Böylece Ladik kesin olarak Osm ali Devleti'ne bağlanmıştır.
Ünlü gezgin Evliya Celebi Denizli'ye uğramış ve 300 yıl öncesinin
Denizli'sini söyle dile getirmiştir. "Şehrin çevresinde pek çok
akarsular ve goller bulunduğu için bu isim verilmiştir. Yoksa denizden
4 merhale uzaktadır. Kalesi düz yerde dörtgen seklindedir. Hendeği
yoktur. Çevresi 470 adimdir, 4 kapısı vardır.Kuzeyinde boyacılar,
doğusunda semerciler, güneyinde Yeni Camii, batısında bağlar kapısı
bulunur. Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler.
Asil şehir kalenin dışında 44 mahalle ve 3600 evlidir. Büyüklü küçüklü
57 camii ve mahalle mescidi, 7 çocuk mektebi, 6 hamamı, 17 tekkesi
vardır.
Herkes bağlarda oturduğundan ehil ve ayalleri birbirinden kaçmaz.
Birbirleriyle akraba gibi olmuştur. halkı beyaz ve mavi feraceler
giyer. Pamuğu, pamuk ipliği, beyaz ince sade bezli olup, Anadolu'ya
sevk edilir. Halkın kazancı "Beyaz Denizli Bezi" dir.
Kronoloji
|
M.O. 4000'ler |
Kalkolitik
donem |
|
M.O. 3000 - 2000 |
ilk Tunç
Cağı |
|
M.O. 2000 -
1200/1100 |
Orta Tunç cağı ve
Son Tunç cağları |
|
M.O. 1800 |
Denizli'nin Arz ava
Sayasal Birliği içinde yer olması |
|
M.O. 1200 |
Deniz kavimleri
göçü |
|
M.O. 1100'ler |
Deniz kavimleri
göçüyle Hitit Devleti'nin yıkılması |
|
M.O. 546 |
Ahamenis Kralı II.Kiros'un Lidya
Krallığı'nı ortadan kaldırması |
|
M.O. 360 |
Hellespontos, Misya, Lidya ve Karya
satraplarının Pers merkezi yetkesine bas kaldırışı |
|
M.O. 334 |
Büyük İskender'in Anadolu seferi ile
Denizli yöresindeki Pers etkinliğine son verilmesi |
|
M.O. 246 |
ll.Antiokus'un
karisi Laodikeia'yı ziyareti sırasında Laodikeia kentinin kurulması |
|
M.O. 188 |
Roma, Bergama,
Selevkoslar arasında barış antlaşmasının yapılması |
|
649 |
Muaviye'nin Kıbrıs
seferi |
|
1070 |
Türklerin Denizli'de ilk kez
görülmeleri |
|
1077 |
Denizli'nin
Türklerce fethi |
|
1097 |
Kentin Bizansın
eline geçmesi |
|
1102 |
l.Kılıç Arslan'ın
Denizli'ye fethi |
|
1119 |
Denizli'nin yeniden
Bizans'ın eline geçmesi |
|
1148 |
Haçlılar'ın Denizli'den
geçmeleri |
|
1190 |
Frederik Barbaros
komutasındaki bir Haçlı Ordusu'nun Denizli'den geçmesi |
|
1207 |
Denizli'nin yeniden
Türkler'in eline geçmesi |
|
1259 |
Türkmenlerin Denizli'nin yönetimini ele
geçirmeleri |
|
1288 |
Denizli'nin
Germiyanogulları egemenliğine girmesi |
|
1300 - 1368 |
Denizli'de
İnançogulları egemenliği |
|
1368 |
Denizli'ni yeniden
Germiyanogulları egemenliğine girmesi |
|
1391 |
Denizli'nin
Osmanlılar'ın eline geçmesi |
|
1403 |
Timur'un Denizli'yi
Germiyanoğulları'na geri vermesi |
|
1429 |
Denizli'nin kesin
olarak Osmanlı egemenliğine girmesi |
|
1874 |
Denizli'de ilk
Rüştiye Mektebi'nin açılması |
|
1876 |
Denizli'de ilk
Belediyenin kurulması |
|
1879 |
İzmir-Aydın demiryolunun Sarayköy'e dek
uzatılmasına ilişkin bir antlaşmanın yapılması |
|
1883 |
Yapılan yönetim değişikliği ile
Denizli'nin Sarayköy, Buldan ve Tavas kazalarının bağlandığı bir sancak haline
getirilmesi |
|
1884 |
Çal Kazası'nın Denizli sancağına
bağlanması |
|
1888 |
Acıpayam Kazası'nın, Denizli sancağına
bağlanması, Sarayköy demiryolu hattının Dinar'a dek uzatılmasının
kararlaştırılması |
|
1910 |
Denizli'nin
"Bağımsız Mutasarrıflık" haline getirilmesi |
|
22 Mart 1919 |
İzmir'de toplanan Reddi İlhak
Kongresi'ne Denizli'den bir kurulun katılması |
|
25 Nisan 1919 |
İstanbul
Hükümeti'nin Şehzade Abdurrahim Efendi başkanlığındaki bir öğüt kurulunun
Denizli'ye göndermesi |
|
15 Mayıs 1919 |
İzmir'in Yunanlılar'ca işgali üzerine,
Denizli'de bir protesto mitingi düzenlenmesi |
|
16 Mayıs 1919 |
Yunan işgalinin
protesto edilmesi amacıyla Tavas'ta da bir miting düzenlenmesi |
|
17 Mayıs 1919 |
İşgale karsı Çal'da bir miting
düzenlenmesi |
|
29 Mayıs 1919 |
Denizli'de Redde-i
ilhak Cemiyeti'nin kurulması |
|
8 Haziran 1919 |
Sarayköy'de bir Kuka-yi Milliye
Cephesi'nin
oluşturulması |
|
10 Haziran 1919 |
Denizli Heyet-i
Milliye'nin kurulması ve Sarayköy cephesinin oluşturulması |
|
3 Ağustos 1919 |
İstanbul
Hükümeti'nin Denizli'de incelemelerde bulunmak üzere Jandarma Genel Komutanı Ali
Kemal Paşa'yı göndermesi |
|
7 Ağustos 1919 |
Denizli Mutassarrıfı
Faik Bey'in Dahiliye Nezareti'ne bir telgraf çekerek, Kuka-yi Milliye'nin
dağıtılması buyruğunu geri çevirmesi |
|
18 Ağustos 1919 |
Denizli
delegelerinin Sivas Kongresi'ne katılmak üzere kentten ayrılması |
|
12 Ocak 1920 |
Emin Efendi ve Faik
Bey'in İstanbul'da toplanan Meclis-i Mebusan'a Denizli milletvekili olarak
katılması |
|
21 Haziran 1920 |
Çopur Musa çetesinin Çivril'i
basması |
|
5 Temmuz 1920 |
Yunanlılar'ın Buldan'a ve Çal'ın bazı
köylerine girmesi |
|
8 Temmuz 1920 |
Demirci Mehmet
EFE'nin adamlarından Soketli Ali EFE'nin Denizli'de öldürülmesi |
|
9 Temmuz 1920 |
Denizli'ye giren
Demirci Mehmet EFE'nin, Soketli Ali EFE'nin ölümünden sorumlu tuttuğu 60 kişiyi
öldürtmesi |
|
29 Temmuz 1920 |
Yarbay Nazmı Bey'in
57.Tümen Komutan ive Mutasarrıf vekili olarak Denizli'ye gelmesi |
|
18 Ocak 1921 |
Çivril'in Yunan işgaline
uğraması |
|
1 Nisan 1921 |
Çivril'in ikinci bir kez işgale
uğraması |
|
30 Ağustos 1922 |
Çivril'in Büyük Taarruzla birlikte Yunan
işgalinden kurtarılması |
|
4 Eylül 1922 |
Buldan'ın işgalden
kurtarılması |